3 Mayıs 2010 Pazartesi

Yılanlar


Genel bilgiler
Yılanlar, genellikle üç metre öteyi göremezler. Koku almada burun deliklerini değil dillerini kullanırlar. Uzun ve çatallı dillerinin her iki ucu havadan ve yerden gelen kimyasal kokuları alır. İçeri çekildiğinde dil ucundaki kokular damaktaki jakobson organında duyu haline dönüştürülür. Engerek yılanları zehirledikleri avının izini dilleriyle takip ederler ve ölüsünü bularak yutarlar. Yılanların burun delikleri, ağız kapalıyken alt çenedeki hava borusunun üzerine geldiğinden ağızlarını açmadan solunum yaparlar. Avlarını yutarken ağız açık olduğundan burun deliklerinin hava borusuyla ilgisi kesilir. Böyle zamanlarda, vücutlarında bulunan hava torbalarındaki yedek havadan faydalanırlar. Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur. Boa ve piton yılanlarında sol akciğerler küçüktür. İri avların yutulması uzun sürdüğü zaman ağız tabanında bulunan soluk borusunun girişi ağızdan dışarı çıkarılabilir. Bu özellik büyük hayvanları yemek için bir adaptasyondur, yılana ağız dolu olduğunda dahi nefes alma imkânı sağlamaktadır.

Yılanlar dış kulakları olmadığından uzun zaman sağır zannedilmiştir. Aslında çeneleriyle kulakları arasında kemik bağlantıları olduğundan, üzerinde bulundukları toprağın yansıttığı sarsıntıları kolayca işitirler. Çenesini yere koyan çıngıraklı bir yılan çok uzaktan gelen bir atın ayak seslerini bile kolayca duyabilir. Yılanların bulunabildiği arazilerden geçen bir insan, gürültülü ayak darbeleriyle yürüdüğünde hiçbir yılana rastlamaz. Bazı yılanların göz ve burunları arasında ince zarlı iki çukur bulunur. Bunlar, sıcakkanlı hayvanların vücutlarından yayılan ısı dalgalarını (infrared) tespit ederler. Bunların sayesinde avlarını karanlıkta bile bularak takip ederler.

Yılan zehiri av etini eritmeye yarayan kuvvetli bir sindirim sıvısıdır. Zehirsiz yılanlarda bile zehirli olan kuvvetli bir sindirim sıvısı vardır. Ağızlarına parmak sokulduğunda veya dişlendiğinde tükürüklerinden dolayı yanma ve şişme yapar. Dişleri sökülen zehirli yılanlarda dişler tekrar sürer. Yılanların renkleri ve boyları çeşitlidir. Zehirli yılanların başları üçgen ve kuyrukları küt olduğu söylenirse de bunlar kesin belirtiler olamaz. Her yılanı zehirli kabul ederek onlardan sakınmak gerekir.

ÜREME
Yılanlar yumurtlayarak ürerler. Yumurtalardan ergine benzer yavrular çıkar. Bunlar hemen başlarının çevresine bakarlar. Boa, anakonda ve engereklerin çoğu yavrularını doğurur. Bunlar gerçek doğum değildir. Yumurtalar ana karnında gelişip açıldığından doğum gibi görülür. Buna “‘PoPovOvipariteK” denir. Gebelik süresi 2 aydır.

BESLENME

Yılanların çoğunluğunun gerek üst, gerekse alt çeneleri ve özellikle alt çeneleri oldukça gevşek bağlantılıdır. Oldukça iri bir avı bütün olarak yutmalarına imkân. Veren işte bu özelliktir. Alt çene kemiğinin iki yansı çenede elâstiki bir bağla birleşmiştir. Alt çenenin her bir yarısı kafasının arkasına uzanarak bir başka kemikle eklem meydana getirir, bu kemik ise kafasının tepesine sıkı sıkıya bağlı bir küçük kemikle birleşir.
Yılan iri bir hayvanı yutmaya hazırlanırken, genel olarak bu hayvanın kafasıyla işe başlar. Ağzını açarak, bunu, avının burnuna geçirir. Üst çenenin iki yanında ikişer dizi halinde arkaya eğrilmiş dişler vardır. Yılan bu kemikleri sıra ile öne sürer. Saf yarısı sol yarısından oldukça ayrık bulunan alt çene de aşağıdan bu harekete katılır ve iki yanındaki eğri dişlerden yardım görür. Üst çeneler avı ağzın içine çekince, öne bir yan, sonra ikinci yan ilerler, bu arada karşı çenedeki dişler de avı sıkı sıkı tutar. Kafatasından alt çenenin iki yanına uzanan kemik de aynı zamanda dışarıya ve aşağıya doğru hareket eder. Av yılanın boğazına doğru itilirken. Bu mekanizma, yılanın ağız açıklığını genişletir. Boynu çeviren deri de elâstiki olduğundan, av yutulurken, koca lokmanın yılanın boğazından geçmesine imkân verir.
Özel bir tertibi olmasa, dakikalar süren bu yutma eylemi sırasında yılan solunum sıkıntısı çekebilirdi. Sertleşen nefes borusunun, normal olarak ağız boşluğunun dibinde yatan üst ucu, bu arada alt dudağın kenarına itilir. Av bir kere sindirim kanalına çekildikten sonra, vücut cidarlarındaki kaslar bunu sıkıştırır. Bundan sonra, kasların arka arkaya sıkışması avı yavaş yavaş mideye indirir.

evcil hayvan pansiyonu - köpek pansiyonu - kedi pansiyonu - akkuş üretim çiftliği - muhabbet kuşu satışı - köpek satış - kedi satışı - tavuk satışı - sülün satışı - keklik satışı - bıldırcın satışı - deve kuşu yumurtası - finch türleri - kanarya satışı - tavşan çeşitleri - iran kedisi - tüm kafes kuşlarının satışı - papağan satışı - muhabbet kuşu üretimi - tüm tavuk ve horoz çeşitleri